Bülent İplikçioğlu . Hellenizm ve Roma Çağlarinda Anadolu — 55

Roma imparatorluk yönetiminin ilk dönemlerinde Anadolu’nun örgütlenmesi ve yönetimi çerçevesinde İmparator Augustus’tan (M.Ö. 27 – M.S. 14) İmparator Vespasianus’a (M.S. 69–79) korunuk devletlerin bütünle kaynaşmaları konusuna devam ediyoruz:

Roma İmparatoru Nero’nun tahta çıkışının getirdiği en belirgin değişiklik Armenia’da etkin bir siyaset yürütülmesi oldu. Bunun sonucunda, popüler bir Romalı general olan Gnaeus Domitius Corbulo, Claudius’un başaramadığı bir şeyi yaptı, Armenia’nın başkenti Artaksata’ya (Erivan’ın 32 km. güneydoğusunda) bir korunuk hükümdar oturttu. Herhalde bu nedenle olsa gerek, birtakım yönetim düzenlemelerine girişildi. Örneğin, 54 sonunda ya da 55 başında, Corbulo için ‘Galatia’ ile ‘Cappadocia’yı birleştiren büyük bir komutanlık kuruldu. Bu, 64’e kadar, hattâ 66/67 yılına kadar kaldı. Buna karşı ‘Pamphylia’nın aynı dönemde ‘Galatia’ya bağlanmış olması epeyce şüphelidir. Aynı yıllarda, 54 yılında ölen IX. Kotys’ün yerine geçmek üzere, kardeşinin Emesa’daki (Suriye’deki Humus) prensliğini miras olarak almış olan Arap Suheym, Fırat’ın doğusundaki Sophene’yi aldı. Öte yandan, Herodes’in torun çocuğu, Khalkis’li Herodes’in oğlu Aristoboulos “Küçük” Armenia’ya gönderildi. 60 yılından önce Suheym’in Emesa’yı alıp yetinmek zorunda kaldığı anlaşılıyor. Çünkü Sophene’nin bitişik komşu olmasına karşın, Armenia’nın yeni kralı Tigranes’i desteklemekle görevlendirilen komşu hükümdarların o tarihteki listesinde adı görülmüyor (Tacitus). Fakat adının bulunmaması metindeki bir aksaklıktan da ileri gelebilir.

Armenia’daki askeri harekâtın sonunda ve belki ‘Galatia’ ile ‘Cappadocia’nın yeniden iki ayrı eyalet durumuna geldikleri sırada, 64 yılında, Pontos’un ilhakına ve ‘Galatia’ya bağlanmasına girişildi. Böylece Ancyra’da (Ankyra/Ankara) oturan vali, Karadeniz kıyısını izleyen doğu sınırının bir bölümünün güvenliğinden sorumlu oluyordu. Az sonra, 68 yılında ‘Pamphylia’ ‘Galatia’ya bağlandı. Artık ‘Galatia’ Karadeniz’den Akdeniz’e kadar uzanmaktaydı. Pontos’ta azat edilmiş bir krallık kölesi olan Aniketos, o dönemde, 69 yılında bir ayaklanma başlattı ve bu, bir ara Trapezous’u (Trabzon) tehdit etti. Ancak bu ayaklanmanın krallığın kısa süre önce ilhakıyla doğrudan ilgili olup olmadığını bilmiyoruz. Böyle bir girişime bu sırada Roma İmparatorluğu’nu sarsan taht krizinin uygun ortam hazırladığı düşünülebilir. Aniketos, seçimini Vitellius’tan yana yapmıştı.

Bir bakıma farklı, yeni bir adam olan İmparator Vespasianus (69–79), Iulius-Claudius’lar Sülalesi’nin korunuk hükümdarlar konusundaki tutumlarını bizzat benimsemek için bir neden görmüyordu. Onu bu hükümdarlara bağlayan ailevî ya da tarihî hiçbir kişisel bağ yoktu. İşte bundan ötürü, her ne kadar krallık hanedanlarının çocukları, torunları iktidarlarına konamayıp unvanlarından ve itibarlarından yararlanmayı sürdürdülerse de, Anadolu’daki krallar artık hızla devre dışı bırakıldılar. Çocuk ve torunlardan en iyileri yeni çerçeveler içinde yerlerini alıp Roma’da ‘consul’lüğe kadar yükselebildiler. 68 ve 72 yılları arasında Kilikia’lı “kralcıklar” (‘regulus’lar) ortadan kalkınca, Vespasianus 72 yılında, ‘Cappadocia’ya bağlanan “Küçük” Armenia’nın ve – 41’de Kommagene Kralı IV. Antiokhos’a verilmiş ve onun 72’deki ölümüne kadar elinde tututtuğu – Isauria’nın ilhakını gerçekleştirdi. Artık tam Anadolu dediğimiz yerde, korunuk devlet diye bir şey kalmıyordu.

[VESPASIANUS’TAN DIOCLETIANUS’A KADAR OLAN SÜRE İÇİNDEKİ YENİDEN DÜZENLEME VE FETİHLER İLE DEVAM EDECEK]

Harita: M.S. 68/69’da Roma İmparatorluğu.
Resim: Vespasianus’un, hükümdarlığının ilk yıllarında yapılmış, orijinal portresi. Bir heykele ait olan kafa, restore edilmiş olarak Vatikan Müzeleri’nde (Roma) sergilenmektedir.

Bu bilgiyi beğendiniz mi? Lütfen arkadaşlarınızla paylaşın
İlginç Haberler
Bir cevap yazın

;-) :| :x :twisted: :smile: :shock: :sad: :roll: :razz: :oops: :o :mrgreen: :lol: :idea: :grin: :evil: :cry: :cool: :arrow: :???: :?: :!: