Romanlar ve müzik

“A be” diye söze başlarlar. Yarını düşünmezler. Aç kalmış, tok kalmış fark etmez. Kan-larında müzik ve dans vardır. Duygusal insanlardır. Parlak kırmızı, çingene pembesi mavi giy-sileriyle yaşama sevinçlerini dışa vururlar. Dargınlıkları, tülbent kuruyana kadardır. En büyük kavgaları bile oyun havalarıyla son bulur. Deli doludurlar. En ufak -tefek şeylerden mutlu olur. Küçük mutlulukların kıymetini bilirler. Mutluluklarını müzikle belli ederler. Çalgısız ve mü-ziksiz bir Roman hayatı düşünülemez. 9/8’lik aksak ritimli Roman havaları çalarlar.

Çok iyi müzik kulağına sahip olmalarına rağmen aralarından besteci, yorumcu olarak ünlü biri çıkmamıştır. Ülkemizin batısında yaşayan Romanlar arasında son zamanlarda eğlen-ce müziği için beste yapıp, güfte yazanlara ve yorumlayanlara rastlanmaya başlandı. Arala-rından Selim Sesler, Kibariye, Balık Ayhan, Haktan, Niran Ünsal, Tarık Mengüç ve Hüsnü Şenlendirici gibi müzik yorumcuları çıkmıştır. Klarnet ustası Delli Selimi tanımayan yoktur.

Ahırkapı’da oturanlar 30 kişilik “Ahırkapı Büyük Roman Orkestrası” kurarak müzikle Dünyaya açılmak için etkinliklerini arttırdıkları gözleniyor. Kobra Murat, İstanbul’da Roman Düğün modasını belirler.

Yaşadıkları sefalet, hakaretlere karşı müzikle ayakta kaldılar, statü sahibi oldular. Assolistlerin arkasında enstrüman çalanlar, Düğünde enstrüman çalanlarla aralarına mesafe koyarlar.

Düğünlerde makam ve usul bilgisine sahip çingene müziği çalanlara “malumatlı Çalgıcı /Kerizci” derler. Soyca müzisyen ve müziğe yeteneği olmayıp fiilen bu işi yapanlara “yama-ma, kapma, harmanlık kerizcisi” derler.

Bu bilgiyi beğendiniz mi? Lütfen arkadaşlarınızla paylaşın
İlginç Haberler
Bir cevap yazın

;-) :| :x :twisted: :smile: :shock: :sad: :roll: :razz: :oops: :o :mrgreen: :lol: :idea: :grin: :evil: :cry: :cool: :arrow: :???: :?: :!: